İlim ve Sanat, VI, 32 (1992), İlim Sanat Dergisi Başmakaleleri, Prof.Dr. M.Es'ad COŞAN

İlim ve Sanat, VI, 32 (1992), İlim Sanat Dergisi Başmakaleleri, Prof.Dr. M.Es'ad COŞAN

Dünya siyasetindeki ve özellikle Sovyetler Birliği’ndeki son değişme ve gelişmeler bize büyük ve köklü bir milletin; yaygın ve kalabalık bir ümmetin mensubu olduğumuzu yeniden kuvvetle hatırlattı. İçte ve dışta pek çok kişi artık Türkiye’nin gittikçe artan öneminden ve muhtemel parlak bir istikbalinden söz ediyor. Müslüman aydınlarımız, başta Balkanlar, Kafkasya ve Orta Asya olmak üzere tüm Türk ve İslâm ülkelerine karşı çok ciddi hizmet, ödev ve görevlerimiz olduğunu idrak etmiş bulunuyorlar.

Devletimizin yöneticileri de bu yeni şartlar muvacehesinde yeni politikalar geliştirme çabası içine girdiler. Hem içte kendimize çeki düzen vermek, hem dışa karşı milli ve dinî ideallerimize uygun atılımlara başlama safhasındayız. Hatta bazı sanayicilerimiz ve büyük iş adamlarımız dışta bazı ticarî ve iktisadî yatırımlar yapmaya giriştiler bile...

Şimdi özellikle müslüman mütefekkirlerimize, ilim adamlarına, devlet yöneticilerine, tecrübeli iç ve dış politikacılarımıza, idealist müteşebbislerimize, tüccar ve sanayicilerimize çok ilmî, çok köklü, çok iyi düşünülmüş, çok yönlü plan ve projeler üretmek ve uygulamak görevi düşüyor. Tarihin önümüze çıkardığı bu yeni fırsatları heba etmemeli, elden kaçırmamalı, boşa harcamamalıyız.

Yetişmiş, kaliteli ve kapasiteli elemanlarımız, teknik personelimiz, idealist imam-hatip okulları, yüksek İslâm enstitüleri, ilahiyat fakülteleri... mezunlarımız, dış ülkelerde tahsil görmüş yabancı dil bilen kadrolarımız mevcut; canlı bir işgücü kapasitemiz ve yaş ortalaması çok genç dinamik bir nüfus yapımız var. Müteahhitlerimiz zaten geçen yıllarda birçok ülkeden iş almış ve başarı ile sonuçlandırıp, yeteneklerini ispat etmiş durumdalar.

Kim ne derse desin yeraltı ve yer üstü servetleri, madenleri, ziraat, sanayi ve sair potansiyelleri ile zenginliğin eşiğine yaklaşmış, refahı yakalamak üzere olan bir ülkeyiz. İnşaallah her türlü problemi çözer, müşküllerin üstesinden gelebiliriz.

Şimdi en çok dikkat etmemiz gereken nokta: Bu heyecanlı günlerde yanlış prensipler benimseyip yanlış ve ters istikametlere yönelmemek! Bazı hasım odaklar; gayr-i İslâmî ve gayr-i millî teşkilatlar; birtakım art niyetli devletler; bizi yoldan saptırmak, kendi istek ve idealleri doğrultusunda kullanmak için yoğun bir hazırlık ve etkin bir propaganda çalışmasına hâlen devam ediyorlar. Bunlara kapılmamalı, her şeyi enine boyuna çok serinkanlı mütalaa etmeli ve muhakkak isabetli kararlar almalıyız.

Biz ne istiyoruz veya ne istemeliyiz?

Biz Allah’ın rızasını istiyoruz; esir kardeşlerimizin hürriyetlerine kavuşmalarını; ezilenlerin ezilmekten kurtulmasını; sömürülenlerin sömürülerinin sona ermesini; dünyanın her yerinde zulmün ve zorbalığın kalkmasını; fakirlik ve sefaletin yenilmesini; huzur ve refahın yaygınlaştırılmasını; herkesin mutlu ve bahtiyar olmasını; müslümanların, inananların birleşmesini; yalan-yanlış din ve inançların bırakılmasını, herkesin kâinâtı yaratan, kulları yaşatan; dünya ve âhiretin, ceza ve mükâfat gününün sahibi ulu Allah’a inanıp kulluk etmesini; iki cihan saadetini kazanmasını temenni ediyoruz.

O halde bütün çalışmalarımızı bu ana fikre uygun istikamette yapmak zorundayız. Amacımız, baş olmak, cihan fethetmek, para kazanmak, zengin olmak, gününü gün etmek, gönlünce yaşayıp eğlenmek... vs. gibi düşüncelerden çok daha yüce, çok daha asil, çok daha ileri...

Yukarıda belirtilen amaçlarımıza ulaşmak, insanlığa hizmet etmek, herkese faydalı olmak, sevap kazanmak, yüce Allah’ın rızasına ermek için adım adım şu teorik ve pratik çalışmaların yapılmasını gerekli görüyor ve teklif ediyorum:

1. Her ülke ve yöredeki müslüman aydınların oradaki İslâmî hareketin safhalarını müzakere ve tespit için birtakım kuruluşların çatısı altında bir araya gelmesi;

2. Din alimlerimizin, herkesin tasvip ve teveccühüne mazhar olacak mezhep, meşrep, mektep ve ekoller üstü çok genel hakikatleri belirleyerek eğitim ve davetlerini bunlara göre yapmaları, ihtilafları sona erdirme ve ittifakı sağlama yolunda çalışmaları;

3. Müslüman halkın sağlam yetişmesi için şuur kazandırma çalışmasına, tasavvufî ahlâka, rûhî, kalbî, vicdanî, mânevî eğitime büyük önem ve öncelik verilmesi;

4. Gayrimüslim ülkelere İslâm’ın gerçek veçhesiyle tanıtılmasına, menfî propagandaların izalesine, sevgi ve saygı sağlanıp gönüllerin İslâm’a celp edilmesine büyük ağırlık ve hız verilmesi;

5. İlme, ilmî araştırma ve geliştirmeye, teknolojiye çok önem verilmesi; yeniliklerin sıkı bir şekilde takibi, ilim kurumları ve ilim adamları arasındaki ilgi, irtibat, iş birliği ve yardımlaşmanın sağlanması,

6. Ümmet-i Muhammed’in uyumlu, hızlı ve topluca kalkınması için bir Araştırma enstitüsü kurulması;

7. Dünya üzerindeki ırkdaş ve dindaşlarımızı inceleyecek ciddi bir enstitünün kurulması;

8. Zulmü ve emperyalizmi sona erdirmek, saldırı ve katliamları durdurmak için müşterek bir savunma ordusu ve beynelmüslimîn barış gücü teşkil edilmesi;

9. Ümmet arasındaki ihtilafları sulh yoluyla çözecek bir İslâm Adalet Divanı kurulması;

10. Ümmet çapında çok uluslu faaliyet gösterecek sınaî, ticarî ve iktisadî şirketler kurulması, ülke imkânlarının kendi müesseselerimizle işletilmesi;

11. Ümmet için müşterek bir “para birimi” konulması, yabancı para ve dövizlerle çalışmaktan süratle ve şiddetle kaçınılması, malî birikim ve finans güçlerinin yabancı şirketlerde değil, İslâmî müesseselerde değerlendirilmesi;

12. İslâm ülkelerini birbirlerine tanıtacak, sevdirecek ve yaklaştıracak kültür politikaları, sözlü, sesli, yazılı ve görüntülü yayınlar hazırlanması,

13. İslâm ülkeleri arasında, Avrupa Topluluğu (AT) misali birlikler meydana getirilmesi için projeler hazırlanması;

14. Müstakbel birlikler için alt yapı çalışmaları, ulaştırma ve haberleşme sistemleri ve ağları kurulması;

15. Mütekabil dil öğrenimi çalışmaları yapılması, Arapça’nın ve Türk lehçelerinin çok iyi öğretilmesi.

http://www.iskenderpasa.com/09F71800-138D-4698-BE08-E3074BD78364.aspx

Bu İçeriğe Tepki Ver (en fazla 3 tepki)